| Siena'da otobüs beklerken |
| via San Giovanni |
| Torre Grossa merdivenleri |
Vaktimizin neredeyse yarım saatini burda geçiriyoruz. Alan olarak küçücük bir kule ve çok kalabalık ama insan ordan aşağı inmek istemiyorki :) Alabildiğine yeşil, alabildiğine dinlendirici. Sanki hiç bitmeyecek bir rüya gibi.
Zorda olsa kuleden iniyoruz artık. Biraz dinlenip sonrasında Floransa yoluna devam edeceğiz. E hava güzel, serinlemek istiyor insan bu duruma yapacak en güzel şey gelataria yemek :))) Burdaki gelatariada enfes güzellikteydi :)
Gelatarialarımızı yerken dinlenme fırsatı bulduk biraz, bakmayın az bir yer gezdik bugün ama sırtımızda nerdeyse 10ar kiloluk çantalarla dolaştık :)) Haklı olarak çabuk yorulduk. Ayrıca Floransa'ya da çok geçe gitmek istemiyoruz. O yüzden vakitlice otobüsün yolunu tutmak lazım.
Dönüş için gene otobüsten indiğimiz şehir kapısına geliyoruz. Poggibonsi otobüsüne biniyoruz, burda da 6€ veriyoruz Poggibonsi için. İstasyonun önünde Floransa otobüsünü bekliyoruz. Yaklaşık 15dklık bir beklemeden sonra otobüse binip Floransa yollarını arşınlıyoruz. 1 saatten biraz fazla süren yolun sonunda Floransa tren istasyonun oraya geliyoruz. Burdan ilk işimiz oteli bulmak olmalı artık çünkü çantalar gittikçe ağır gelmeye başladı. Arno nehrinin karşı tarafına geçmemiz gerekiyor çünkü otelimiz o tarafta. Otobüsten indikten sonra telefondaki navigasyonumuzu çalıştırıyoruz çünkü elimizde Floransa haritası yok henüz. Yaklaşık 20dk kadar yürüdükten sonra otelimizi buluyoruz. Bizim huyumuz bu illa yürüyerek bulacağız oteli :)))
Eğer Firenze card almak istiyorsanız bunu tren istasyonundan temin etmelisiniz, Roma'daki gibi her yerde satılmıyormuş. Biz Floransa'da Roma'daki gibi bir kart olduğunu Siena'da öğrendik ama maalesef müze girişlerinin rezervasyonlarını online yaptığımız için almadık. Almak isterseniz kişi başı 50€ civarında bir ödeme yapmanız gerekiyor. Sınırsız ulaşım ve Floransanın birçok önemli müzesine ücretsiz girme hakkına sahip oluyorsunuz, bizce almanızda fayda var. Biz almadığımıza çok pişman olduk, daha doğrusu müzelere online rezervasyon yaptığımıza pişman olduk, hem çok fazla para ödedik hemde ulaşım için otobüs biletleri aldık sürekli. Bu kartta aynı Romapass gibi sadece 72 saat geçerli. Daha detaylı bilgi için http://www.firenzecard.it/ adresini ziyaret edebilirsiniz.
Floransa'da çok cici bir pansiyonda kalıyoruz burda, Sognando Firenze. nehrin güney tarafında ve nehre çok yakın bir pansiyon. Pansiyon dediğime bakmayın otelleri aratmıyor. Sınırsız wi-fi bağlantısı, çift kişilik yatak, banyo, tv, mini buzdolabı, hatta ve hatta odadaki tablonun arkasındaki gizli kasasıyla tam bir oteldi bize göre, pansiyon değil. Ayrıca otelin tam çaprazında otobüs durakları var. Floransa'nın o kalabalığından uzak ama aynı zamanda çok merkezi bir yer. Uygun fiyata ancak güzel bir yerde kalmak istiyorsanız kesinlikle öneririm. (http://www.sognandofirenze.it/)
O kadar ağır çantalarla epey yol yürüdükten sonra ayaklarımız iyice ağrımaya başladı, biraz dinleniyoruz bu yüzden. Otele vardığımızda saat 4ü göstermekteydi, gecenin bitmesine çok var daha. O yüzden biraz dinlenip dışarı çıkacağız. Nerdeyse tüm gün bir şey yemedik, yemek yememiz gerekiyor acıkıtık :))
Odamızın otantik balkonundan dışarı bakarken hava sanki biraz serinlemiş gibi geldi bize ancak çok önemsememiştik, akşam serinidir demiştik ancak değilmiş, sokağa adımımızı attığımızda yağmur çiselemeye başlamıştı. Buna rağmen otelimizin verdiği haritayı yanımıza alarak yola çıktık. Bize söylenen otobüse binip nehrin karşısına gidiyoruz. Otobüsten Ponte Vecchio (Old Bridge)'da inip yürümeye karar veriyoruz. Kalabalığın içerisinden geçip Piazza Della Repubblica'ya gidiyoruz. Biraz sersem gibi bakınıyoruz etrafa. Köprü dahil yol boyunca yürüdüğümüz her yer insan kaynıyor ayrıca alışveriş yerleri dolu. H&M mağazası deli indirim yapmış önü ve içi tıklım tıklım. Bu kalabalığı geçip meydana çıkıyoruz.
| Piazza Della Repubblica |
Meydanda restaurantlar dolu. Bu sefer elimize pizzaları alıp yemek yerine bir yere oturmaya karar veriyoruz. Roma'dan beri dilimize takılan ve sürekli birbirimize espirisi yaptığımız primi / secondi yiyeceğiz :))))) Primi, daha ziyade makarnalardan oluşuyor, secondi ise bildiğimiz ana yemek canım. Bir numarası yok ama her yerde ayrı yazınca bize çok komik gelmişti bu durum :) İlk kanımızın kaynadığı yere gidip oturuyoruz ve makarnalarımızı sipariş ediyoruz. Çok acıkmışız gerçekten hepsi inanılmaz lezzetli geldi :)
Yemeklerimizi yedikten sonra biraz dolaşıp otele geri dönüş yapmaya karar veriyoruz, yorgunuz. Otele dönmeden önce markete uğrayıp gene yarın sabah kahvaltı menümüzü alıp otobüse binip geri dönüyoruz.
Otele geldikten yaklaşık bir yarım saat sonra şiddetli bir sesle yerimden sıçrıyorum. Sanki gök delindi birden bire ve dehşet bir yağmur yağmaya başladı. Gök gürlüyor şimşek çakıyor...
Bence bu yağmurlu yaz akşamında en iyi yapılacak şey uyumak :) O yüzden uyuyalım şimdi...
görüşmek üzere..
Gülçin San Gimignano gezisini çok beğendi ...
YanıtlaSil