30 Temmuz 2011 Cumartesi

17.07.2011 Villa Borghese'den Piazza Di Spagna ve Fontana Di Trevi

Bu sabah kahvaltıyı metroda bir yere giderken yapmak yerine, Villa Borghese'ye gidip orda yapmaya karar verdik. Bir ekmek, mozerella peynirleri ve leziz cherry domatesleri ile salam. E tabi yanında da ice tea, bundan daha iyi bir kahvaltı olabilir mi? :)

Villa Borghese'ye otelimizin arka caddesinden geçen otobüse binerek gidiyoruz. İndikten sonra biraz yürüyoruz ancak Villa Borghese'ye vardığımızda hayran kalıyoruz. Bu kadar büyük bir park beklemiyorduk açıkçası ne yalan söyleyeyim. İçerisinde minik bir göl var. Girişten aşağıya doğru yürümeye başlıyoruz. Herkes bisikletlerle. Hatta aile bisikleri bile var :) çok güzeller 4 kişilik, önde de 2 küçük koltuğu var, bisiklet süremeyen ufak çocuklar için. Üstü de kapalı, aynı bir fayton gibi duruyor :))


Brası tam kafa dinlemek için gelinebilen bir yer kesinlikle. Koşuya çıkan, bisiklet süren, ailesiyle huzurlu bir pazar geçirmek isteyen insanlarla dolu bir yer. Ufak bir göl var demiştim ya, işte bizde onun yanına doğru gitmeye karar verdik kahvaltımızı yapmak için. Ağaçlıklarla çevrili yollarda yürümeye devam ediyoruz. Sonunda göle ulaştık küçük ama çok şirin bir göl :)


Gölün etrafında biraz dolaştıktan sonra kendimize oturacak bir yer buluyoruz, biraz ilerimizde bir kadın ve erkek gitar çalıp şarkı söylüyor hemen yan taraftaki ağacın altında bir anne çocuklarını getirmiş beraber oturuyorlar, tam karşımızda iki genç kız oturmuş konuşuyorlar. O kadar karmaşık İstanbul yaşantısından sonra kendimi cennette gibi hissetmeye başladım. Hiç bitmese hep burda kalsam... İtalyanların rahat tavrı bana da bulaştı sanırım :)

Kahvaltımızı bir kağıdın üzerine serip keyifini çıkartmaya çalışacağız :)


Kahvaltımız bittikten sonra biraz daha dolaşıp Viale Del Giardino Zoologico caddesine doğru ilerliyoruz. Burda bir hayvanat bahçesi var. Girişi kişi başı 12€. Biraz hayvanat bahçesinin girişinde oturuyoruz. Tam girecekken vazgeçip tekrar caddeye gidiyoruz, burdan otobüse binerek Piazza Di Spagna'ya geçiyoruz. Sıra İspanyol Mervidenlerinde :))

Piazza Di Spagna, Roma'nın en meşhur meydanı, gün boyunca ve hatta yaz aylarında akşamları da oldukça kalabalık. Çok büyük bir meydan değil ama oldukça kalabalık bir meydan olduğu kesin. İspanyol merdivenleri hemen yukardaki Fransız kilisesine çıkıyor.


Piazza Di Spagna

Spanish Steps
Burda biraz vakit geçirip fotoğraf çektikten rotamızı nehre doğru çeviriyoruz. Burası çok kalabalık ve hava da çok sıcak olduğu için uzaklaşmak istiyoruz. Piazzo Navona'ya gitmek istiyoruz. Hem bu sıcakta nefis bir gelateria hak ediyoruz değil mi :)) Piazzo Navona'da bildiğimiz, daha doğrusu kitabımızın bize söylediği bir gelateria var, ondan yemeğe gidiyoruz :))


Piazza Navona, oldukça sakin bir meydan. Meydanın eski M.S. 1. yüzyıl zamanlarındaki stadyum tarzında. Eskiden burda bazı yarışlar yapılırmış. Bu meydan hoşumuza gitti, 3 tane çeşme olmasından dolayı mı yoksa Piazza di Spagna'dan sonra oldukça sakin gelmesinden mi bilemiyoruz :)

Budan çıktıktan sınra Pantheon'a doğru ilerliyoruz. Bu bina müthiş bir bina. M.S. 1. yüzyılda yapılmış "tüm tanrılar için" adanmış bir tapınak. Buranın en önemli yeri kapısı ve içerideki tek ışık kaynağı olan tavandaki camı. Kapısının her bir ağrılığı  20 ton civarında ve bronzdan yapılmışlar. Tabiki şuanda gerçek kapılar takılı değil ama şuanki hali ile de çok büyük ihtişama sahip. Aynı zamanda içerisinde Raphael'in mezarı da bulunmakta. Bununla beraber besteci Archangelo Corelli ve Kral Vittorio Emanuele II mezarları da bulunmaktadır.

Pantheon - bronz kapıları

Tek ışık kaynağı olan tavandaki pencere

Raphael'in mezarı
Bu muhteşem yapıyı gezdikten sonra yorulmuş bir halde o çoook meşhur Aşk Çeşmesine Fontana Di Trevi'ye gidiyoruz. Burayı ilk gördüğümde açıkçası ne yalan söyleyeyim şok olduk, biz daha büyük bir meydan bekliyorduk. Ama tüm bunlara sebep olan Aşk Çeşmesi adlı film olmuştu, meğer aşk çeşmesini değil başka bir çeşmeyi kullanmışlar :))) Oldukça küçük bir meydan, çeşme büyük ancak meydan çok küçük ve o kalabalığı çok kaldırmıyor maalesef.

Bu çeşme 1762 yılında tamamlanmış, tiyatrotik bir dizaynı var. Ortadaki figür Neptune var, yanında da iki adet Tritos figürleri var. Buranın yapılışına ait bir efsane var. Şöyleki; bir Roma ordusu savaştan dönerken uzun süre su bulamazlar. Derken karşılarına çok güzel bir kız çıkar. Romalı askerlere bulunduğu yeri kazarlar ise su çıkacağını söyler. Askerler halen havuzun bulunduğu güzel kızın tarif ettiği yeri kazarlar ve su bulurlar. Bu hikaye havuzun üstünde bulunan kabartmalarda da resimler ile ifade edilmektedir. Dikkat edilirse kabartmalarda romalı askerlerin yeri kazdığı ve yanlarında çok güzel bir kızın bulunduğu görülebilir. Peki niye aşk çeşmesi. Burada büyük aşkların ifade edildiği ve büyük film starlarının oynadığı birkaç aşk filmi çekilmiş ve daha sonra burası aşk çeşmesi olarak anılmaya başlanmış.

Ama her ne kadar bizi hayal kırıklığına uğratsa da dilek tutup para atmadan dönemezdik değil mi :)

Fontana Di Trevi

Fontana Di Trevi
Bugün gezimiz biraz kısa sürdü farkındayız ama hala çok yorgunuz :)) Bugün pizza yediğimizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz, bugün bildiğimiz bir şey yiyelim dedil ama Burger King denedik ama beğenmedik, Türkiye'deki Burger King lezzetini ararsanız bulamazsınız kesinlikle :)

Şimdilik otele dönme vakti :) Bugün Roma'daki son günümüz biraz alışveriş ardından otele dönüş ve sabah Siena yolculuğu için hazırlanma vakti artık :)

Hoşçakalın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder